Hangimiz daha manyağız?

Sosyal medyada AKP karşıtı herhangi bir ileti paylaştığım anda bir troll gelip baklava kutusu fotoğrafı bırakıyor yorumlara. Pisliğin içerisinde yüzdüğü halde “üzerinde pislik var” diye bağırıyor. “Sizden bulaştı” yazıyorum ben de. Ve farkına varıyorum, demek ki CHP öyle tertemiz insanlarla çalışıyor ki, beyaz örtüye düşen leke hemen belli oluyor.

AKP’lilerin üstü artık yukarıdan aşağı pislikle dolu olduğu için kir göstermiyor. Ağızlarında Manavgat çünkü beyaz örtüye bir damla kara leke sürülmüş. Gerçi Manavgat olayının da perde arkası tahmin ettiğimiz üzere bir tezgâhta işlenmiş. Ama olsun, başkan içeride, pisliği kim taşımış olursa olsun, başkan içeri alınacak.

O kadar çok operasyon yapılıyor ki CHP’li belediyelere, artık kimse “Neden alınmış, belge var mı?” diye sormuyor, çünkü biliyoruz, esir olarak alınıyorlar. Özgür Özel’i Ekrem İmamoğlu’nu terk etmeye, Anayasa görüşmelerine katılmaya zorluyorlar. Ve eğer mümkünse muhalif seçmeni CHP’den vazgeçirmeye çalışıyorlar. AKP seçmeninin hırsızlıkla bir derdi yok zaten, önemli olan iktidarı hırsızlıkla suçlayan muhalif seçmen. Bütün bu operasyonlar bizler için yapılıyor, kıymetinizi bilin.

Böyle alay ediyorum ama yanlış anlaşılmasın, kimi alırlarsa alsınlar, bize dokunmayan yılan bin yaşasın tavrından gelmiyor bu kabulleniş.  Sizi de alabilirler, evet beni de alabilirler ama artık işin ciddiyeti kalmadı. Sokak röportajında zıvanadan çıkan vatandaş bile “Yayınla bunu, alırlarsa alsınlar, bıktık.” diye başlıyor söze. Erdoğan, onu ciddiye almamamız için bütün bürokrasiyi paspas etti. Kendi otoritesini kendisi sarstı.

Aylar önce yazdığım üzere, böyle bir baskı ortamında “İnsanlar korkmuyor, alay ediyorlar. Bir otokrat için bu gerçekten korkunç bir şey.”

Höt diyor kimse duymuyor, söt diyor kimse takmıyor. Ha rezerv yasasıyla el koyulan tarlalara sahip çıkmaya da gitmiyor insanlar, herkes kendi küçük kıyametini yaşıyor çünkü ve herkes biliyor, kıyamet kopunca bitecek. Sonra iyiler cennete, kötüler cehenneme..

Tutukluyor, kelepçeli elleriyle zafer işareti yapıyor insanlar. Kodese giden biri nasıl bir zafer elde etmiş olabilir ki? Siyasi hegemonyalarını kuramadıkları gibi kültürel hegemonyalarını da kuramayacaklarından eminiz de o yüzden bu zafer işareti ve gülümseme. Yanlış anlaşılmasın, AKP’lilerin arsız, pişkin sırıtması değil yüzlerindeki; ancak masum ve tertemiz insanlara yapılan zorbalıkta ortaya çıkabilecek bir gülümseme var yüzlerinde.

Erdoğan bugün hükmen mağlup bir lider. Sonuçların resmiyet kazanması için prosedür maçının oynanmasını bekliyoruz, o kadar. İktidar da biliyor yenildiğini, muhalefet de. Bu yüzden onlar sakince tutukluyorlar, muhalifler de sakince tutuklanıyorlar.

2023 seçimleri öncesinde bu seçim iyiler ve kötüler arasında demiştim. Cehennemden bildiriyorum, kötüler kazandı ve zebaniler sokaklara saçıldı. Yurdun dört bir yanından işkence haberleri, çığlıklar geliyor.

Önümüzdeki seçimi ise hangimiz daha manyaksa o kazanacak. Hangimizin gözü daha kara? Hangimizin kaybedecekleri daha fazla? Hangimiz canını verir ama seçimi vermez? İktidar daha ne kadar çılgınlaşabilir? Muhalefet daha ne kadar gözünü karartabilir? İşte bu belirleyecek.

İktidar bitmiş, okeye dönüyor. Muhalefet ise kazanacağından emin, başa gelen neyse çekiyor. Zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır, ileride çocuklarınıza anlatırsınız.

Bu satırları tuzum kuru diye anlatmıyorum, ciddi söylüyorum. Benimde bir davam var zaten, 3 de olabilir, 5 de. Ama manyaklık seviyemi anlatayım.

Geçenlerde avukat arkadaşımla davamla ilgili bir gelişmeyi konuşurken “Temizlik yapıyorum, şimdi polis falan gelirse ayıp olmasın” dedim. O da her gece yatmadan önce şöyle bir bakıyormuş etrafına, şafak operasyonu olursa hazırlıksız yakalanmamak için. İşte bu kadar manyağız. Sokakta bir siren duyunca son tweetlerimi düşünüyorum, cama çıkıp bakıyorum, beni mi almaya geldiler diye. Bazılarımız deprem çantasının yanına bir de şafak operasyonu çantası yapmış..

İşte bu kadar manyağız!!

Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz çünkü vazgeçtiğimiz anda hepimiz birer kurbana dönüşeceğiz. İktidar ha bu kadar günaha girdikten sonra nasıl bu işten sıyrılabilirim diye düşünüyor, muhalefet de ne zaman bitecek bu çile diye.

Bu süreçte Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu çok özel bir teşekkürü hak ediyor.

Bizi “ama bizim hırsızlar” cümlelerine mahkûm etmediğiniz için teşekkürler. Zaten savunmazdık da, başımızı öne eğdirmediğiniz ya, var olun, teşekkürler. Bu davalardan ne çıkacak diye değil, bu eziyet ne zaman bitecek diye beklettiğiniz için çok ama çok teşekkürler. Hem bizim dertlerimize, hem dava arkadaşlarınıza sahip çıktığınız için teşekkürler.. Ya biz de AKP’liler gibi hırsız savunmak zorunda kalacak kadar aşağılık insanlara dönüşmeye başlasaydık? Ya nasıl çıkardı o zaman bu ülke aydınlığa?

Gurur duyuyorum sizinle, umudumuzu çalmadığınız için.

Ve biliyorum, her şeye rağmen yenilecekler..

Görelim bakalım,

Hangimiz daha manyağız?

https://www.patreon.com/c/nurbetularas