AKP’nin krizi..

AKP’nin krizi giderek derinleşiyor.

Bugüne kadar biz batarken onlar çıkıyordu, şimdi biz batarken onlar çığlıklar atarak batıyor. Gemide ve yüzmede değil ama batmakta eşitlendik hamdolsun.

Ama uyarmıştık, bizim evimizi yakıp size bir şey olmayacağını mı sanıyorsunuz demiştik.. Eden bulur, inleyen ölür demiştik. Siz bizim için turplar icat ediyorsunuz ama zamanında ektiğiniz turplar da gelip sizi bulacak demiştik.

Dinletemedik.

Madem aynı gemideyiz, biz batarken siz nasıl çıkacaktınız?

AKP rejimi şimdi kendi gemisini batmaktan kurtarmak için ağırlıklarından kurtulmaya çalışıyor. Başörtülü bacılarımız ağabeyleri, babaları tarafından gözyaşlarına terk ediliyorlar. Çünkü evin erkekleri risk altında, bu kadar risk almaya değmezsiniz deniliyor.

Yani yine 1000 yıllık hikâyeyi yeniden, yeniden, yeniden yazıyorlar.

Fatma Betül ağlarken oğlanlar gülmüyor, onlar da endişe içerisinde bekliyor. Riske atılamayacak kadar önemli olmak için artık çok geç, köşeler çoktan kapılmış. Şimdi, prensesleri ve şehzadeleri boğma geleneği olan bir saraya güven mi duyacaklar yoksa çiğneyip tükürdükleri hukuka mı sarılacaklar?

Adalet Bakanına gidip yalvarsalar yahut mahkemelerde haklarını arasalar bulabilirler mi? Sahi, hakları var mı ki almaları gereken? Hakka girmek için hakları yoktur sanırım. Öyleyse nasıl var olacaklar şimdi kayırılmadan?

İşte AKP’nin bağıra bağıra gelen, derin ve geri dönüşü olmayan krizi.

Bu çığlıklar bizim feraha erişimizin işaretleri değil, zira kendi canlarının acısından bizim sesimizi duyacak durumda değiller şuan. Biz yine kendi derdimizle hemhal olacağız anlayacağınız. Sevinebiliriz, hiç değilse artık kahkahalar duymuyoruz diye, ancak çok da mutlu olmayalım. Hepimiz için zor günler bitti, daha zor günler başlıyor. Ta ki AKP kendi krizini çözemeyip, dağılma aşamasına geçinceye kadar.

Geri kalan sürecin daha hızlı ilerleyeceği hepimizce malum. Şimdi karşımızda Erdoğan değil, Erdoğan’lar var. Tek adam değil, tek adamlar var. O tek adamların binlerce adamı var. Yani bizler şuan ejderhayla değil, 7 başlı ejderhayla mücadele ediyoruz.

Sakın sevinmeyin,

Bir ejderhanın alevinden kaçayım derken, diğerinin kuyruk darbesine maruz kalabilirsiniz. Birinin kuyruk darbesi sizi havalara fırlatırken, belim mi kırılır, kolum mu çıkar diye korkarken, bir başka ejderha tarafından hop diye yutulabilirsiniz.

E, ne yapacağız?

Kime güveneceğiz?

Elbette birbirimize güveneceğiz be kardeşim..

Bir arada kalacağız. Birbirimize sahip çıkacağız. İyi insanlar bir arada duracak, birbirimize destek olacak, moral verecek, birbirimizi yükselteceğiz. Mümkün olduğunca birbirimizin yükünü hafifletmeye çalışmalıyız. Mümkün olduğunca çemkirip şikâyet etmek yerine kim ne iş üretiyorsa yanında hizalanmalıyız.

Öte yandan, alışılagelmiş çözümlerin peşinde daha fazla oyalanmamalıyız. Bir yandan bildiğimiz yoldan gitmeli, bir yandan yeni yöntemler denemeliyiz ki, aynı hataları yapıp farklı sonuçlar ummayalım.

Örneğin, ben b’iz hareketini kurdum.

Neden mi?

Bu kaotik ortamda beni kurtarması için sadece Yeni Parti’ye güvenmemek için. Bunun haricinde bir işin ucundan tutup bir boşluğu da b’iz dolduralım diye. Özgür Özel’e yahut kurmaylarına ulaşıp laf anlatmaya çalışmak yerine eksik gördüğümüz ne varsa b’iz halledelim diye.

Bir seçim gecesi hayal  kırıklığı daha yaşamak istemiyorsak, tüm yumurtalarımızı bir sepete doldurmayacağız. Yumurtaları dağıtacağız. Bunu şöyle yapacağız..

Özellikle muhalif seçmenler, belki kararsız seçmenler, bir arada olacağız. Seçmeni yok sayan, umursamayan siyaset elitlerinden hesap sormak ve onları hizaya sokmak adına halk olarak denetleme rolümüzün gereğini yerine getireceğiz. Siyaset esnafı bizi seçmen rolünden seyirci rolüne geriletti. Bunu kabul etmeyeceğiz. B’iz hareketi’nde bir araya geleceğiz ve önümüzdeki ilk genel seçimlerde tüm partilerin aday adaylarının karnelerini hazırlayacağız. Halkı önüne sürülen siyasetçi profili konusunda bilgilendireceğiz. Baktık hiçbir aday bizi temsil etmiyor, b’iz hareketi olarak kendi içimizden bağımsız adayların meclise girmesi için kendi adaylarımızı çıkaracak, kampanyalarını düzenleyeceğiz.

Yani size bu yazıda önerdiğim her şeyi somutlaştıracağız.

Şikâyet etmeyin, harekete geçin.

Görün bakın, ne güzel şeyler başaracağız..

Not: Sizlere reklamsız bir yazı okuma deneyimi sunuyorum. Ancak bu sitenin giderleri var ve tek başıma karşılıyorum. Beni desteklemek isterseniz, lütfen Patreon hesabımdan 3 dolarlık bir abonelik oluşturun.

Patreon hesabım: https://www.patreon.com/c/nurbetularas