Kurtuluş İttifakı

Ha bu yazının bir benzerini 24 Eylül 2022’de Medyascope’da yazmıştım. 6’lı Masa namzet Millet İttifakının ne kadar işlevsiz bir yapılanma olduğunu anlatmak için yazmıştım o zamanlar fikirlerimi. O yapıyı eleştirdiğim yazılarımdan biri de “İttifak Bataklığı” yazım idi. Çünkü efendim, bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yalnızca Erdoğan’ın kazanması için icat edilmiş bir sistem. Siz onun karşısına 6 benzemez parti birbirine ayaklarından zincirli bir şekilde çıktınız ve devrileceksiniz dedim, devrildiler. CHP’nin kanatları altına sığınan sağ partiler AKP’den tek bir oy dahi getiremez dedim, getiremediler. Merak AKşener bizi en kritik anda satacak dedim, sattı.

Tayyip Erdoğan kendisinden kaçan oyların MHP’ye gittiğini gördüğü anda icat etmişti Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini. Her ne kadar ittifak ortağı olsalar da halihazırda zaten birbirinden hazzetmeyen Bahçeli ve Erdoğan ortak oldukları günden itibaren birbirleri üzerinde tasarruf sahibi olmak için de kullandı bu ittifakı. Kâh Bahçeli gücü eline aldı, kâh Erdoğan. Yazılarımda bu sürecin nasıl ilerlediğini de yazdım zaman zaman. Erdoğan ve Bahçeli ilişkisini pitonun boğmaya çalıştığı bir adama benzetmiştim. Piton Bahçeli, adam Erdoğan’dı. Piton adamı boğmaya çalışıyordu ancak adamın elinde bir bıçak vardı ve pitona saplamıştı. Piton adamın vücudu üzerinde ilerledikçe aynı zamanda karnı da yarılıyordu. Bakalım bu savaşı kim kazanacaktı?

Sinan Ateş ve Ayhan Bora Kaplan dosyaları üzerinden iyice ayyuka çıkan bu savaşı Erdoğan kazandı. Yani karşımızda gerçekten bir tek adam var şimdi.

NBA’dan dev kampanya..

Hadi yine iyisiniz, işte şimdi sadece Tayyip Erdoğan’ın kazanması için icat edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Tayyip Erdoğan’ı nasıl yeneriz, bunu yazacağım..

Buyursunlar,

Kurtuluş İttifakı Seçim Kampanyası

Analiz: Tayyip Erdoğan yargıyı, medyayı, piyasayı tekeline aldı. Bunun sonucunda muazzam bir güç elde etmiş olabilirdi ancak elde ettiği mekanizmaları daha liberal bir görünümle pazarlayıp algıyı yönetmek yerine partizanca bir tavır takındı. Haliyle bu kadar gücü tek elde toplaması onun için faydadan çok zarar getirdi. Çünkü tüm güç elinde olduğuna göre, en ufak bir negatiflikte bakılacak tek bir kişi vardı. Halbuki gerçekten iyi bir stratejisi olsa medyayı hem satın alıp hem tek sesliliğe çevirmeden partisini ve kendisini hedefe koymasaydı daha 30 yıl sürerdi bu masal.

Tayyip Erdoğan bu tercihiyle, yani kendi seçmeni haricinde herkesi düşman ilan ettiği ve düşman hukuku güttüğü bu sistemle en az muhalifler kadar kendisine ve partisine de zarar verdi. Kendisini asla terk etmeyeceğinden emin olduğu AKP ve MHP seçmenini kayırarak sonsuza dek iktidarda kalmayı umuyordu ama kendisini AKP’nin kemik seçmenine hapsetmiş oldu. Bu saatten sonra oradan geri dönüşü de yok. O da bunun farkında ve kendisini sıkıştırdığı noktaya kemik AKP ve MHP seçmenini ve kadrolarını sıkıştırmaya ve onları seçeneksiz bırakmaya yönelik bir siyaset icra ediyor. O seçmenine, seçmeni ona mecbur. Buradaki handikap şu ki, onların haricinde kimse Erdoğan’a mecbur değil. Öyleyse muhalefetin yol haritası işte tam olarak burada saklıdır.

Kampanya: Özgür Özel partisinin liderliğinde bir hareket başlatır. Tüm partilerle sağlıklı ilişkiler ve liderleriyle dostluk kurmayı başaran Özel, bu iletişim yeteneğini muhalefeti birleştirmek ve tek adama karşı tek bir odak olmayı hedefler. Özgür Özel, tek adam karşısında tek adam değildir ancak büyük ve birbirinden farklı çoklu kitlelerin lideri konumundadır. Böylece tek adam karşısında çok fazla insan, akıl, düşünce, duygu, ruh görüntüsü sağlanacaktır. AKP’yi AKP yapan ve aslında mantık olarak bu ülkenin en büyük ihtiyacı olan şey neydi, çoğulculuk, tüm renklerin yargılanmadan, ayrıştırılmadan, ötekileştirilmeden bir arada olabilmesiydi. AKP’yi AKP yapan buydu. Erdoğan etrafındaki farklı ses rengine sahip insanları partisinden atarken tüm bu renkleri de atmış oldu. Şimdi Türkiye’nin ihtiyacı olan o çok sesli ve çok renkli senfoniyi muhalefet partileri birleşerek yaratmalı.

Ancak bunu asla 6’lı masa mantığıyla yapmamalı. Tüm partiler kendi sözlerini, duruşlarını, renklerini korumalı ancak tek bir hedef etrafında birleşmeli, Türkiye’yi AKP zihniyetinden kurtarmak.

Tüm Türkiye’de ormanlarda, fabrikalarda, pazarlarda, kurumlarda, adalette, sosyal hayatta yaşanan hak ihlalleri ve adaletsizliklerden kurtulmak için Kurtuluş İttifakını kuralım. Tıpkı Kurtuluş Savaşı’ndaki gibi cephe cephe savunmalı memleketi. Ancak bu sefer AKP’li iş insanlarının istilalarından, AKP’li politikacıların hoyratlığından, AKP’li memurların adaletsizliğine karşı savunmalı halkı. Ve bu savunma hattında bir parti lokomotif görevi görmeli ancak diğer partiler asla onun gölgesinde kalmamalı, kanatları altına girmemeli.

Hangi parti hangi bölgelerde güçlüyse o bölgede dilediği gibi hüküm sürmeli, Kurtuluş İttifakı’nın misyonunu ve görevini onlar halka kendi dilleriyle anlatmalı. Herkesin tek ses olduğu değil, herkesin çok sesli olduğu bir siyaset yürütülmeli. Böylece tek adamın karşısında çok insan olarak çıkmalıyız. Tek bir kişi için icat edilen sistemi ancak böyle işlevsiz kılabiliriz. Tek adam karşısına onun başka bir versiyonu olan ve o olmayan bir figür çıkartmak yerine, tek adamın karşısına çok insan çıkartarak kurtulabiliriz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminden.

Doğu ve Güney Doğu’da DEM Parti, Saadet Partisi ve Refah Partisi etkili sonuç alır. İç Anadolu’da CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Yeniden Refah Partisi, Gelecek Partisi, Deva Partisi, Adalet Partisi, sonuç alır. Batı’da, Ege’de, Marmara’da, Kuzey’de CHP, İYİ Parti, DEM Parti, TİP, Saadet Partisi, Refah Partisi, Gelecek Partisi, Deva Partisi iyi sonuç alabilir.

Hiçbir parti ortak dil kurmaya çalışmamalı, herkes kendi seçmenine kendi dili ve üslubuyla seslenmeli.

Böylece ulaşabildiği kadar çok insanı Kurtuluş İttifakı’nda birleştirmeliyiz.. Sadece bir partiyi iktidara taşımak değildir amacımız. Türkiye’yi yeniden huzurlu bir ülke haline getirmektir. İnsanlar çalıştığı anda başarabileceğine inansın yeniden. Emeğiyle iyi şartlarda yaşayabileceğine, diplomasıyla makam sahibi olabileceğine inansın yeniden. Hiçbir şey olduğu halde, bir partiye üye olduğu ve her türlü rezilliğe göz yummayı kabul ettiği için her şey olup bir de utanmadan hakkını gasp ettiği insanlara akıl dağıtan AKP zihniyetinden kurtulmak zorundayız.

Madenlerimizi talan edip köylülerimizi horlayan insanlardan kurtulmak zorundayız. Sahte diplomalarıyla makamları gasp edip halkı ezen insanlardan kurtulmak zorundayız. Çocuğumuzun rızkını elimizden aldığı halde “Halinize şükredin” diyen insanlardan kurtulmak zorundayız. Her türlü rezilliğe alet olduktan sonra üstünlük taslayan kafadan kurtulmak zorundayız. Bu vatan hepimizin, vatanımıza sahip çıkmak zorundayız.

Birleştiğimiz tek üst kimlik, vatanperverlik olmalı. Geri kalan her şey bizi biz yapan bireysel renklerimiz olsun ve kimsenin o renkleri soldurmasına izin vermeyelim. Kurtuluş İttifakında birleşelim..

İşte benim tek adam rejiminden kurtulup demokrasiyi yeniden inşa etmek için icat ettiğim seçim kampanyam..


Not: Sizlere reklamsız bir yazı okuma deneyimi sunuyorum. Beni desteklemek isterseniz,

Patreon hesabım: https://www.patreon.com/c/nurbetularas