Erdoğan’ın muhaliflerin seçim itirazlarına yönelik kullandığı bir atasözü vardı, “Atı alan Üsküdar’ı geçti.”
Son yerel seçimlerde atı alan Üsküdar’ı geçemedi, Üsküdar Erdoğan’dan geçti. AKP belediyeciliğinden yıldı ve sosyal demokrat bir kadın adaya oy verdi. Hiç de pişman olmadı. Bugün başkanlarının arkasından endişeyle dua ediyor Üsküdarlılar.
Sadece Üsküdar mı?
İstanbul Erdoğan’dan vazgeçti, Türkiye’nin büyük çoğunluğu Erdoğan’dan vazgeçti.. Artık seçimler vesilesiyle iktidarda kalamayacağı için iktidarının asla takmadığı hukuk marifetiyle muhalif belediyelere operasyonlar yaparak seçmeni inandığı, güvendiği insanlardan vazgeçirmeye çalışıyor. Vazgeçmezlerse de vazgeçmesinler, o el koyuyor işte. İzmir varmış sırada. Cemil Tugay İzmirlilerin öfkesinden korktuğu için, “Onlara küçük sürprizlerle gideriz.” demiş AKP’liler, çocuk kandırır gibi. İzmirliler şimdiye kadar AKP’nin hangi vaadine kandı ki, Cemil Tugay’ın vaatlerine kanacaklar? Cemil Tugay’ın şahsi sempatisi yok İzmirlilerin üzerinde.
Etimesgut belediye başkanı Erdal Beşikçioğlu da tüm omurgasız tavrına rağmen operasyon yemekten kurtulamadı..
Bu kaçıncı operasyon?
Kaçıncıysa kaçıncı, böyle olacağını bilmiyor muyduk? Bu adamları arkalarından el sallayarak değil, parkeden boya izi kazır gibi göndereceğimizi bilmiyor muyduk? Kazırken parkeyi de çizeceğimizden emin değil miydik? Hepimiz biliyorduk bu günlerin geleceğini, onlar da, biz de biliyorduk. Ancak fark şu, onlar bugünler için birçok hazırlık yaptı, biz sadece kadere güvendik..
Bu günlere dönüp baktığımızda, “Adaylığını erken açıkladığı için başımıza bunlar geldi.” diye söylenen tutuklu belediye başkanları dahi Ekrem İmamoğlu’na teşekkür edecek. Yaptığı şey henüz zamanı gelmemiş bir doğuma suni sancıyla müdahale edip erken doğuma zorlamak değildi, 24 yıl önce küçük bir sivilce gibi başlayıp, vücudumuzu ateşlere saran ama acısından da bir o kadar korktuğumuz için elletemediğimiz çıbana neşter vurmaktı.. Kan akıyor evet, irin akıyor, canımız yanıyor, sıktıkça daha da geliyor hâlâ cerahat ama biliyoruz hepimiz içten içer, iyi olacağız, biliyoruz.
Önce cerahati boşaltacak,
Ardından bir güzel canımız yana yana dezenfekte edecek, sonra kremlerle sakinleştirecek, iyileşecek, normalleşeceğiz. İşte böyle olacak.
Bir günde değil, yavaş yavaş iyileşeceğiz. Sonra çektiğimiz acıyı asla unutmayacağımızdan, bir daha olmasın diye böyle bir çıban, tedavi edeceğiz bünyeyi, önlemlerimizi alacağız ve çok dikkat edeceğiz kendimize..
***
İktidar, Ekrem İmamoğlu ve CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar ile yeni çözüm sürecini eş zamanlı başlattı. Her iki süreçten de muradı, muhalif seçmeni ve kendisinden hiç hazzetmeyen Kürt seçmeni by-pass edip, liderler düzeyinde anlaşmalar yaparak otoriterliğini kalıcı hâle getirmekti. İki operasyon için de devletin tüm imkânlarını seferber etti.
Bilmiyorum farkında mısınız, kaybeden bir hareket olmaya başladığından beri AKP, ne yapsa ayağına dolanıyor ve attığı her taş, kendisine zarar veren bir bumeranga evirilip, dönüp dolaşıp kendisini vuruyor. Yine böyle olacak, göreceksiniz, vatandaşı by-pas edip silindir gibi üzerinden geçerek yoluna devam etmenin sonuçlarını yaşayacak. CHP’li belediyelere düzenlenen operasyonlar da, sadece Öcalan ve dağ kadrosuna yönelik çıktılarla ilerleyen çözüm süreci de, dönüp dolaşıp AKP’yi vuran bir bumeranga dönüşecek.. Ve öyle zannediyorum ki, birçok konuyu ele alış biçimiyle, hoyrat tavırlarıyla seçmenin tansiyonunu yukarılara fırlatan iktidar, en istemediği anda tansiyonunu yükseltecek bir sonuçla karşı karşıya kalacak.
Bugüne kadar bu topraklarda kim halkı ezip abat olmuş ki?
***
Yeni Parti’nin adı ve logosu..
Yok logos değil, keşke öyle olsa, baya logo tartışılıyor..
“Yeni parti kurun, yeni parti kurun” diyerek Yeni Parti’yi halk kurdurdu, böylece adını da halk koymuş oldu. Şimdi az-çok okumuş tayfa eleştiriyor, ben de eleştirdim. Ama bu tip konularda Özgür Özel’in baz alması gereken akıl ben ve benim gibiler değil. Hayır, bu halkta çoğunluk biz değiliz. Ne zaman ki zulüm okur-yazar tayfadan çıkıp halka indi, o zaman oy kaybetmeye başladı AKP. Bu yüzden, baz alınması gereken kişi azınlık değil, çoğunluk..
1,5 metrelik oy pusulasında hiçbir şeye gönderme yapmayan dümdüz adıyla Yeni Parti’yi gördüğü anda mührü basacak insanlar baz alınmalı. Seçim kazanıldıktan sonra da, en çok onlara eğilmeli, onlar iyileştirilmeli. Bu halk hiç sayılmadı, sevilmedi, değer görmedi ki, ihtiyaçlarından başını kaldırıp iki kelam okusun, uzaklara bakarak uzun uzun hayat üzerine düşüncelere dalsın..
Tam gün yüzü göreceğim derken, AKP tarafından kasti olarak yeniden cahilleştirilen, yeniden fakirleştirilen, yeniden zorbalanan bu halk artık gülmeyi hak ediyor.
CHP, tecavüzcüsüyle evlendirilen bir genç kız gibi mutsuz ve mahzun şimdi. Bizler, mecburen ondan geçtik ve yolumuza Yeni Parti ile devam ediyoruz. Yeniden güçlenip onu kurtarıncaya dek.
Öyle zannediyorum ki, emperyalistleri bu topraklardan kovmanın bedelini ödüyor CHP. Yeniden iktidar olma ihtimali doğduğu anda saldırılara uğraması bundandır. Uzaklarda bir yerlerde birileri karar vermiş, “CHP bir daha iktidar olamayacak, Atatürk’ün partisi ve mirası yok edilecek.” diye. Yine nasip olmayacak anlaşılan CHP adıyla iktidar olmak.
Hâlbuki şöyle bir duam vardı son birkaç yıldır,
Özüm,
Bana Tayyip Erdoğan’ı, Devlet Bahçeliyi ve onlardan nemalanan ne kadar insan varsa hepsini yenmeyi, CHP’yi iktidara taşıyan insanlardan biri olmayı ve CHP’nin iktidar olduğu geceyi CHP Genel Merkezinde kutlamayı bana nasip et..
Duamın her detayı olmayacak belli ki, ama olacak..
Muhalif seçmen iktidar olacak, ama adını halkın koyduğu partiyle..
Not: Sizlere reklamsız bir yazı okuma deneyimi sunuyorum. Ancak bu sitenin giderleri var ve tek başıma karşılıyorum. Beni desteklemek isterseniz, lütfen Patreon hesabımdan 3 dolarlık bir abonelik oluşturun.
Patreon hesabım: https://www.patreon.com/c/nurbetularas



