Yeni Parti yeni Türkiye

İktidar sadece muhalefet partilerini değil, halkı da böl-parçala-yönet taktiğiyle yönetiyor. Kültürel ve siyasi operasyonlarla halkın algısını yönetmeye çalışıyorlar. Ülkeyi yönetmek yerine, halkın algısını yönetiyorlar çünkü ülkeyi iyi yönetmiyorlar. Halkın algısıyla oynama işini ulusal kanallarda yayınlanan tartışma programlarında, dizilerde, sosyal medyada yapmaya çalışıyorlar. Sosyal medyada yürüttükleri çalışmalar onlar için daha işlevsel çünkü anında görüntü şovda halkın reaksiyonunu ölçebiliyor, o alandan çalışmaya devam ediyor ya da geri basıyor, başka bir alana yöneliyorlar.

Örneğin, bir ara sanki tüm Türkiye onların fetvalarını yahut kişisel görüşlerini merak ediyormuş gibi İhsan Şenocak ya da Halil Konakçı videoları düşürülürdü önümüze. Tabii bu kişilere küfür kıyamet verilen cevapların yanında insanların dine yönelik öfkeleri de ayyuka çıkınca bu yöntemi bir kenara bıraktılar. Çünkü Türk halkının %99’u Müslümandır cümlesine de ihtiyaçları var. Her gün önümüze düşürülen saçma sapan açıklamalar yok artık farkındaysanız.

İktidar halkı yönetmek yerine algıları yönetmeyi deniyor, kendi seçmeni üzerinde başarılı da oluyor ama bu genele sirayet etmiyor. Her ne yaparsa yapsın, daha sahneye çıkar çıkmaz cambazın amacının ne olduğunu anlayıp arkalarını dönüp gidiyor insanlar.

Şöyle bir cümle var hayatımızda yıllardır, filanca olayı bastırmak için filanca olayı patlattılar, bak o olay şimdi unutuldu. Hayır, buna katılmıyorum. Evet, AKP artık pisliği pislikle örterek hayatta kalmaya çalışan bir yapı ama bu onu daha fazla yaşatacak bir çare değil. Sadece daha fazla pislik görüyoruz ve tüm pislikleri de onlardan biliyoruz. Yani gündem ne olursa olsun, biz yine AKP’den biliyor, onlara sövüyoruz.

Örneğin, Irak petrollerinin usulsüz satışı için Paris Mahkemesinden Türkiye’ye ceza kararı çıktı, hemen Haluk Levent’in dolandırıcılık haberleri gündem oldu. Peki, bu dolandırıcılık haberi diğer haberin üzerini örtüyor mu? Hayır. Biz şimdi hem Irak Petrollerinin usulsüz satışını konuşuyoruz, hem de Haluk Levent bu kadar dolandırıcılığı yaparken devlet neredeymiş, demek ki devletin içerisinde onunla işbirliği halinde olan bir yapı vardı diyoruz. Haliyle Haluk Levent olayı bizim için bir cambaz olmuyor, pisliğin üzeri başka bir pislikle örtülüyor ve gördüğümüz pisliğin boyutları artıyor ve tüm pisliklerin kaynağı aynı yapı olarak görülüyor. Bu da adına AK diyen bir parti için baya berbat bir durum.

Halk artık AKP’ye güvenmiyor. Bu yüzden istiyorlar ki birbirimize de güvenemeyelim, elimiz böğrümüzde kör kuyularda çaresiz kalalım. Bu yüzden güven duyduğumuz insanları satın alıyor, bizi bir satılmışlık, güvensizlik kuyusuna atıyorlar.

Muhalif seçmenin umudu büyük oranda ana muhalefet partisi CHP’ydi. İktidar hukuk yoluyla CHP’ye darbe yaparak CHP’yle birlikte CHP seçmenini de bölüp parçalamaya çalıştı. Ancak artık vatandaşta güvensizlik yaratan AKP’nin diğer operasyonları gibi bu da ellerinde patladı. Daha önce İktidar Tahterevallisi yazımda da belirttiğim üzere, AKP artık tahterevallinin aşağı tarafında, o artık bir kaybeden. Kaybeden tarafa dâhil olan herkes, AKP ile birlikte kaybedecek, bu kadar basit. Haliyle AKP ile anlaşarak CHP’yi yok etmeye hizmet eden butlan ekibi anında terk edildi.

İktidar CHP’yi bölemedi, muhalif seçmeni bölemedi çünkü. Muhalif seçmen AKP’den kurtulmaya kararlı, bu yüzden Özgür Özel’in yakasını da, peşini de bırakmıyor.

Şimdi yeni parti konuşuluyor heyecanla. Farkındaysanız, artık iktidarın hiçbir adımı halkta heyecan yaratmıyor, sadece rezillikleri konuşuluyor. Öte yandan, Özgür Özel bir dükkâna girse, sosyal medyada esnafla diyaloğu dolaşıma giriyor. Teyzelerle çay içse viral oluyor. Twitter, Instagram, Facebook, Tik Tok’ta Özgür Özel ve yakın ekibinin gönderilerinin aldığı yüksek etkileşimi görebilir, altlarında yazan yorumlarda iktidarın nafile çabasıyla vatandaş yorumu gibi sunduğu troll nefreti haricinde halkın umudunu kimlere bağladığını çok net görebilirsiniz.

Peki, halkın umudu karşılık bulabilir mi?

Yeni Parti, yeni Türkiye’yi yaratabilir mi?

Özgür Özel ve ekibi sonunda seçim kazanma formülünü anlamış ve tadını çıkarıyor görünüyor. Ancak yeni Türkiye için başarmaları gereken şey savaşarak iktidarı ele geçirmek değil. Bu halk çok yaralı, çok yorgun, tükenmiş.. Halkın dertleri CHP’nin dertleri kadar büyük ve içinden çıkılmaz halde. Halk tükenmiş ama seçilmiş CHP’li kadroların tükenmeye hakkı yok. Malum, bu günlere gelmemizde onların da katkıları var. Muhalif seçmenin uyarılarını, taleplerini yeterince ciddiye almadılar ve sonunda muhalif seçmenin korktuğu ne varsa başına geldi. O yüzden artık itirazsız, seçmen ne diyorsa o yoldan gidiyorlar, güzel. İşte şimdi Halk Partisi oldular.

Halkın başını ve belini doğrultabilmesi için Yeni Parti’nin onlara borç yapılandırmalarından, iş fırsatlarından, yeni yatırımlardan, üreten ve tüketenler için vergi indirimlerinden bahsetmesi lazım. Yeni Parti’nin halka en büyük vaatlerinden biri özgürlük olmalı, her alanda özgürlük; Bilimde, sanatta, eğitimde, sosyal hayatta özgürlük hem de herkes için.

Halkın yeniden güven duygusuna ihtiyacı var, birilerine güvenmeye ihtiyacımız var. Eskiden de meşhur dolandırıcılarımız vardı ama AKP döneminde ülkenin en meşhur işi dolandırıcılık oldu. Böyle giderse dolandırıcılık ata sporumuz olacak. Malum, AKP’nin en övündüğü şeydir, Atı alan Üsküdar’ı geçti cümlesi. Dolandırıcı cennetine dönüştü Türkiye. Bizim yeniden kurumlara, kurallara, devlete, birbirimize güvenmeye ihtiyacımız var.

İktidar tarafından CHP’ye yaşatılan darbenin tek bir olumlu tarafı var, CHP’deki sorunlu politikacılar iktidar eleğiyle elendi ve saray tarafında yerini aldı. Parti kültürü diyerek CHP içerisindeki iğrenç insanları ifşa edip ihraç etmek yerine onları bir şekilde idare etmeleri, CHP’yi bu günkü duruma sürükledi. Yeni Parti’de yalnızca temiz insanlar olmalı, halka güven verecek, çalışkan insanlar.

Halk Erdoğan iktidarından kurtulmayı kafasına koymuş, bu yüzden iktidar ne oyun kurarsa kursun, mutlaka başka bir direnç hattı kurulacak.

Dün metroda bir adama denk geldim. Zayıf, kara kuru, elinde bir eskimiş naylon çanta. İçerisinde belli ki iş kıyafetleri var çünkü üzerindeki kıyafetleri ütüsüz, temiz ama ayakkabıları inşaat tozuna bulanmış. Adam yüzündeki öfke, umutsuzluk, kaygıyla titreşen tikleriyle sürekli telefonundan bir şeyleri kontrol ediyor. Belki o da bahis batağında. Muhtemelen her şeyi yaptığı halde hiçbir şeyi yetiremiyor ve bir çare de bulamıyor. Şimdi iktidar bu adamı oyalamak, aklındaki düşünceleri bölüp parçalamak için ne yaparsa yapsın, bu adam çaresiz, bu adam öfkeli, bu adamın umuda, içerisine düştüğü durumdan kurtulmaya ihtiyacı var. Bu adamın kendisini sürekli aldatan siyasetçilerden kurtulup güvenebileceği insanlara ihtiyacı var. Umarım bu adam da, Türkiye’de kurtuluşu bulur.

Bu yüzden Kurtuluş Partisi olsaydı diyorum yeni partinin adı. AKP’den kurtulmak, başlı başına bir vaat çünkü..


Not: Sizlere reklamsız bir yazı okuma deneyimi sunuyorum. Beni desteklemek isterseniz,

Patreon hesabım: https://www.patreon.com/c/nurbetularas