AKP emniyet şeridinde, CHP otobanda..

Bazıları Tayyip Erdoğan’ın muhteşem siyasi dehasından bahsederdi, ben buna hiçbir zaman katılmadım. Çünkü önemli olan, verdiğiniz kararlarla rakiplerinize ne kadar zarar verdiğiniz değil, bu kararların sizi nereye taşıyacağı. Oyunu ilkesiz oynamak ise hiçbir zaman dehaya işaret değildir. Kuralları takmayanı akıllı, karşı tarafı ahmak yapmaz bu. Kuralları takmayan kişiyi öngörülemez, karşı tarafı ise zorlayıcı bir oyuna yöneltmiş olur yalnızca. Fakat kazanmak için yeterli değildir kural tanımamak. Bazen peşinen kaybeder, bazen sınırı aşıp büyük yıkımlara sebep olur ve yine de kaybedersiniz. İşte buna deha demem ben. Deha, iyi bir stratejiyle ve mümkün olan en az zararla başarılan kesin zaferdir.

Bugün AKP, yazdığı tarihle utanç verici bir hikâye anlatıyor. Başarı öyküsünden ziyade, ibret verici bir yoldan çıkma, şımarıklık, haksızlık ve zulüm dönemi olarak tarihi kayıtlara geçecek. O tarihi AKP’li bürokratlar değil, gazeteciler, tarihçiler, halk yazacak. Ne yaşandıysa o yazılacak, konuşulacak.

Büyük finalde, etrafta dur diyecek kimse kalmayınca tüm kriterler, kurallar, ahlaki ölçüler bir tarafa bırakıldı. Cebren ve hile ile kazanmak için  bütün sınırlar aşıldı. AKP’nin bu sınırsız zulüm dolu yöntemleri karşısında CHP ve muhalif kişiler kendilerini bozmadan, yoldan çıkmadan, itidalle mücadele ediyorlar. Bu tercih zulmü daha da büyütüyor çünkü zalimlere daha fazla alan açıyor. Ancak aynı anda başka bir şeye daha sebep oluyor, kim ak, kim kara, daha net görünüyor. AK Parti’nin yazdığı karanlık hikâyenin karşısında aydınlık bir hikâye ile taraflar belirginleşiyor.

Zulümden, baskıdan ve yozlaşmadan bıkmış halk için AKP’nin kendisi dahi adres olarak CHP’yi göstermiş oluyor. AKP, devleti yönetmek yerine CHP ile uğraşarak kendi taraftarlarına dahi, “Bizim hikâyemiz bitti, umut orada.” diyor. Yıllardır karaladığı CHP’nin karanlık profillerini CHP’den alarak hem CHP’yi direndikleri temizliğe zorluyor, hem de tüm şaibeli karakterleri partisine topluyor. CHP’deki şaibeli karanlık karakterleri transfer etmeyi bir başarı hikâyesi olarak anlatınca bir kere daha yinelemiş oluyor, umut CHP’de. Kendilerinin yaratamadığı insan kaynağını CHP’nin şaibeli karakterlerinden toparlamaya çalışacak kadar çıkmazda olduğunu ilan ediyor. Beğenmediği CHP’den aldığı karanlık tipler, AKP için övünç vesilesi oluyor.

CHP’li seçmen de seviniyor, kirlerden arınıyoruz diye. Keşke parti bunu kendisi başarmış olsaydı diyeceğim ama partinin gençlik kollarından yetişmiş bu insanları bu zor zamanlarda atmak onları korkutuyordu. Partinin bu korumacı tavrı, partiye zarar veriyordu. Önümüzdeki yıllarda aday seçimleri için CHP’ye bir kılavuz olacak bu dönem, bu yüzden olumlu tarafından bakmalı.

 AKP, CHP’li belediyelere yapılan operasyonlardan beklediği sonucu alamayınca, bu operasyonlara karşı aldığı tavırla kahramanlaşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yöneldi. Önce etrafından başladı çemberi daraltmaya. İlk iş, yakın arkadaşı olduğunu anladığımız Ali Mahir Başarır’a bir troll aracılığıyla saldırıldı. Ardından yakın halkasındaki yine Ali Mahir Başarır ve Veli Ağbaba ile aile ortamında içki içerken çekilen tatil görüntüleri servis edildi. Güya, “Bakın bu CeHaPe’liler içki içiyor ey cemaat.” yaygarası koparılacaktı ama imam ve müezzinin dolandırıcılık çetesi kurduğu, başörtülü kızların, kirli sakallı mütedeyyin oğlanların gece kulübüne gittiği şu dönemde kim takar CHP’lilerin içki içmesini?

Bu da karşılık bulmayınca bir kasaba siyasetçisinden medet umdular. Önce otelde basıldı ve kendini rezil etti, sonra “Bahça duvarından aştım da poşetlen rüşvet virdim” dedi.

Ehh, böyle bir siyasetçinin CHP’de bulunması gerçekten utanç verici ama böyle bir kasaba siyasetçisinin üfürükleriyle Özgür Özel’in karalanamayacağı da açık. Hatta böyle bir tip iftira atıyorsa, demek ki gerçek değil sağlaması bile yapılabilir. İktidarın giderek çirkinleşen ve ucuzlaşan siyasetinde bunun da bir karşılığı olmayacak.

Bu kumpasın da işe yaramayacağı anlaşılınca örtülerin altında her türlü günaha teşne olan ve kadınlarla ilgili akıllarının erdiği tek ilişki biçimi sex olan yobazların çok seveceği bir hikâye daha uydurdu bu kasaba siyasetçisi. CHP’li kadınlar ile CHP’li erkek siyasetçileri ilişki halinde göstermek istedi.

Şöyle insanlar vardır, o kadar çok pisliğe bulaşmıştır ve ağzı, kalbi, öyle kirlidir ki, etrafındaki herkes onu mimlemiştir. Söylediği hiçbir söze inanılmaz, bulunduğu ortamda durulmaz. İnsanlar onunla görünmemek için çaba sarf eder. Şuan AKP siyaseti bu evrede. O kaleden üretilen her içerik aynı tepkiyi görüyor ve yeni bir iğrençlik olarak kayıtlara geçiyor. AKP iğrenç bulunan işlerine her gün bir yenisini ekliyor, CHP ise bu kirli siyasete aynı yollarla karşılık vermek yerine, temiz kalmak konusunda direniyor. Elbette böylesi kazanmak daha zor, bu CHP’nin işini de zorlaştırıyor. Ancak bu, daha uzun erimli ve kesin bir zaferdir.

Şimdi CHP, tüm bu kumpaslarla gereğinden fazla uğraşmak yerine, ortaya atılan her iftiraya bir cümleyle cevap verip asıl işi olan halka kendilerini anlatmaya odaklanmalı. Halkı dinlemeli, çözüm önerilerini sunmalı ve şu sorunun cevabını vermelidir; CHP iktidar olduğunda iyi dans eden bir bakanı olacak mı? Buna odaklanmak lazım..

AKP siyaseti dilediği kadar çirkefe batsın, dilediği kadar saldırsın.

CHP Özgür Özel değildir,

CHP Ekrem İmamoğlu değildir,

CHP Mansur Yavaş değildir.

CHP cumhuriyettir,

CHP halktır,

CHP’ye uzanan eli halk havada yakalar ve halkla kavga eden, kaybeder..


Not: Sizlere reklamsız bir yazı okuma deneyimi sunuyorum. Beni desteklemek isterseniz,

Patreon hesabım: https://www.patreon.com/c/nurbetularas