İzliyoruz, bir yılgınlık halinde bu çılgınlık daha ne kadar sürecek diye. İzliyoruz, adeta bir Tazmanya canavarının ortalığı yıkıp dökmesini izler gibi.. Bizden başka kimler izliyor? Vallahi çok fazla insan, kurum izliyor, bu işin sonu nereye varacak?
Anlamaya çalışmıyorum artık kendi adıma, ne olduğu, ne olacağı belli. Bu dönemi daha çok merkezin çevresini ölçmek için değerlendiriyorum. Kimler, kimlerle berabermiş, bunu görmek için. İleride lazım olacak çünkü..
Öte yandan, kimlerin kimlerle olduğunu gördükçe daha da yalnız, daha da çaresiz hissediyor insan kendini ve daha çok inanıyor, iyiler bir araya gelmeli fikrine. Madem onlar birlikmiş bunca yıl, biz de birlik olmalıyız diyor insan, mükemmeli aramadan.
Her halükarda birlik olmalı ki iyiler, iyi olabilelim.
Peki, gerçek manada kimleri izliyorsunuz? Örneğin, haber alabilmek için. Örneğin, siyaset analizlerinizde sağlıklı tahlil yapabilmek için.
Bizim muhalif gazeteciler iki elin parmağı kadar kaldı, muhalifimsilerin algı çalışmalarına katlanmaya ise gerek yok. Zira PePe bölümü izler gibi hissediyor insan kendini. Siyaset yorumcuları deseniz, onlar da kim bilir hangi kliğin parçası, kimlerin elinde oyuncak olmuş diye sorgulamadan edemiyoruz. Siyaset yorumcuları, iki elin değil, bir elin parmağını geçmez.
O zaman kimleri izliyorum?
Yıllardır eleye eleye iki elin parmağı kadar kalmış gazetecileri ve bir elin parmakları kadar kalmış yorumcuları izliyorum elbette.
Onlara ek olarak, muhalifimsi gazetecilerin biri sayesinde tanıdığım Sibel Edmonds’ı izliyorum bir süredir. Henüz yeni tanıdığım biri olduğu için ihtiyatla takip ediyorum tabii ki ama iktidarın uluslararası sularda neler çevirdiğini anlamak için onu takip ediyorum. Bazı taşlar yerine oturuyor onun yorumlarıyla. Herkesin şaşırdığı ve iç yüzünü anlamaya çalıştığı bir olaya şaşırmıyorum çünkü zaten uyarmış oluyor. Bu yüzden takip etmeye devam ediyorum.
Muhalefette neler olup bittiğini biliyoruz zaten yıllardır ama iktidarda neler döndüğünü bilmiyoruz. Yakın zamana kadar hiç umurumda da değildi açıkçası iktidarın ne yaptığı çünkü zaten görüyorduk ajandalarını. Ancak yıkılma dönemine geçtiklerinden beri bir bütün halinde hareket etmiyorlar. E bizim gerçek muhalif gazeteciler de saraya alınmıyorlar. Saraydan haber almak için muhalifimsilere ve kendi yandaş gazetecilerine katlanmaya hiç gerek yok azizim, onlar zaten propaganda faaliyeti yürütüyorlar. Haliyle saray propagandasına ihtiyacım olmadığı için onlara katlanmıyorum.
Bir süredir, iktidarın gündeminde neler olduğunu anlamak için hayatım boyunca hiç yapmadığım bir şey yapıyorum, bir FETÖ’cüyü izliyorum. Ne de olsa içeride kaynakları var hâlâ. Arada saptığı FETÖ propagandasına katlanmak suretiyle haber almış oluyorum.
Tamam, şimdi orada da taşlar yerine oturuyor. Şimdi kime operasyon yapılacak, kim kimi neden sattı? Gücünün doruklarındaki iktidar mahfilinin çok mutlu olması gerekirken, neden verilen fotoğraflarda herkesin yüzü asık, bu iki kaynak sayesinde net bir şekilde anlaşılıyor.
Ama şu da anlaşılıyor üzücü bir şekilde, bu ülkede satın alınacak ne çok insan varmış. Bu iki kaynak sayesinde kimler, kimlerle berabermiş daha net ortaya çıkıyor.
Büyüklü küçüklü Susurluklar, büyüklü küçüklü Güneş Motel olayları, büyüklü küçüklü mafya hesaplaşmaları, oyun içinde oyun.
AKP’nin kuruluş yıllarında, bir propaganda faaliyeti olarak “Na böyle bir ortam yaratacağız” içeriğiyle önümüze sunulan “Kurtlar Vadisi”ni izliyoruz şimdi.
Bu işin sonu nereye varır?
Tüm kaosa rağmen enteresan bir şekilde büyük çoğunluk neler olacağını çok iyi biliyor bence. En sade hayatı yaşayan, hiçbir kulis bilgisine sahip olmayan yurdum insanı bile.. Ağlarken birden gülmemiz, her şeye rağmen gidecekler eminliğimiz, az kaldı demelerimiz, bittiler bittiler demelerimiz, bundandır.
Bence herkes gördüğü manzaradan korkuyor ama buradan iktidar için bir diriliş hikâyesi çıkmayacağını çok iyi biliyor..
Not: Sizlere reklamsız bir yazı okuma deneyimi sunuyorum. Ancak bu sitenin giderleri var ve tek başıma karşılıyorum. Beni desteklemek isterseniz, lütfen Patreon hesabımdan 3 dolarlık bir abonelik oluşturun.
Patreon hesabım: https://www.patreon.com/c/nurbetularas



