Yorulduk

Üzerimizdeki bahar yorgunluğu mu, ülke yorgunluğu mu bilmiyorum. Ama yıllardır hiç durmadan bir yükü taşıyormuşum gibi hissediyorum. Sadece benim değil, başkalarının yüklerini de taşıyorum. Sanki yükümün üzerine birileri gelip kendilerine ait şeyler bırakıyorlarmış gibi. Yalnız olmadığımı da düşünüyorum. Ulus olarak, çok fazla insanın yükünü taşıyoruz. Şımarık, hoyrat, çirkef, ahlaksız insanların yüklerini taşıyoruz. Tembel, korkak, vurdumduymaz insanların yüklerini taşıyoruz.

Sürekli bir yerlere koşuyorum bir de. Yok, kendi işlerim için değil, başkalarının işleri, başkalarının dertleri için koşuyorum. Kendi işlerimi bazen halledebiliyorum, bazen halledemiyorum ama başkalarının dertlerini çözemiyorum. Yorulduk ey halkım, yorulduk. Bizi yormak isteyenler işlerini çok iyi yaptıkları için yorulduk. Tek dertleri, uğraşıları bizim yorulmamız. Hal böyle olunca insan bir düşünüyor, yorulmasam yorarım belki. Benimle uğraşmaktan yılar ve vazgeçerler belki..

Kolum kalkmıyor bazen, bazen hırsla müziği kulağıma takıp saatlerce yürüyorum çamların arasında, bazen bir ağlama geliyor birden, sanki birini kaybetmişim gibi. Her şeye rağmen öfkem sürüklüyor beni, öylece bom boş duramıyorum beni yormak isteyenlere karşı.

Fikirler üretiyorum, işler üretiyorum, zaman yaratıyorum, yoruluyorum ama devam ediyorum çünkü hiçbir şey yapmamak daha fazla yorar beni. Yüzüme bakacak halim kalmaz sonra..

Yıllar sonra yorgun, ama mutlu bir yüz görmek için tüm çabam. Yorulduk ama değdi demek için.

Birileri yıllar sonra dönüp baktığında anlatacak bir hikâye arayıp tarayıp susmayı yeğleyecek belki. Biri belki yalanlara başvuracak. Bizler, yorulsa da koşanlar, askerlik anısı gibi tekrar tekrar anlatacağız, neredeydik, kimlerle meşguldük, neler yaptık. Neler yapmadık hanesi boş kalacak bizde, oraya da çiçek koyarız.

Kim, neden bizimle uğraşıyor, neden kendileriyle uğraşmak yerine bizimle uğraşıyorlar? Belli ki, onlarda olmayan bir şeyler var bizde, onu almak istiyorlar..

Ne o?

Onur mu?

Haysiyet mi?

Çalışmak ve başarmak mı?

İrade mi?

Her şeye rağmen gülümseyebilmek mi?

Belki de hepsidir. Çünkü bakıyorum, hem bunları bizden alamıyor, hem de ç-aldıkları hiçbir şeyden memnun olmuyorlar.. Sırıtıyorlar pişkin pişkin, ama gülemiyorlar..

Gülümsemek, mutlu insan işidir. Mutlu olmuyorlar..

Biz mutlu muyuz?

Vallahi ne yalan söyleyeyim, kahvemi içip müzik dinlerken birden bire bastırırsa yağmur, çok mutlu olurum.. Bir eylemde karakterine saygı duyduğum bir insan evladı görünce çok mutlu olurum. Evladım yaşından beklenmeyecek kadar incelikli bir fikir-cümle ortaya koyunca çok mutlu olurum. Çünkü görevimi tamamlamışım demektir. Artık arkama yaslanıp nasıl serpildiğini ve güzelleştiğini seyredebilirim. Ben vereceğimi vermişim, geri kalan iş artık onda. Onun neler yaratacağını merakla izlemekten başka işim yok artık.. Diğer işler de iş mi? Bi yaprak sararım, bi çilek reçeli yaparım donatırım sofrasını ama ya aklını, kalbini donatmak öyle mi? Donanmış çok şükür..

Şimdi ben, bizi yormak isteyenlere nasıl teslim olayım?

Daha görecek çok güzel günler var, nasıl durayım?


Not: Sizlere reklamsız bir yazı okuma deneyimi sunuyorum. Ancak bu sitenin giderleri var ve tek başıma karşılıyorum. Beni desteklemek isterseniz, lütfen Patreon hesabımdan 3 dolarlık bir abonelik oluşturun.

Patreon hesabım: https://www.patreon.com/c/nurbetularas