Her durumda kaybediyorlar, çünkü kaybediyorlar.. Her şartta kaybediyorlar, çünkü kaybediyorlar.. Neyi denerlerse denesinler, kaybedecekler. Bundan sonra hep kaybedecekler, çünkü kaybediyorlar..
25 yıllık iktidar süresini partileri, vatandaşı bölmek, birbirine karşı kışkırtmak ve yönetmek üzere kurgulayan AKP iktidarı, şimdi kendisine yeni bir yol aramaya çalışıyor ancak bir defa kaybedenler kulübüne girdiler ve artık hep kaybedecekler.
Hayat düz bir çizgi değildir, yukarı yahut aşağı yönlü değildir ki diyebilirsiniz. Bir inip bir çıkmaz mı insan, yahut kurumlar diye de düşünebilirsiniz, ancak elinizdeki tüm silahları yok etmek üzere kurguladığınızda finalde her şeyi kaybedersiniz.
Aileleri parçalayan, çocukların harçlık kutularında rüşvet paraları arayan, anne & babayı sudan gerekçelerle örneği görülmemiş bir zulümle tutuklatan kişi kendisinin de bir evlat olduğunu, babasına mahcup olduğunu söylediğinde artık kimse ona merhamet etmez çünkü ihtiyacı olan her şeyi önce o yok etmiştir.
İşte AKP’nin hepimize yaşattığı ve yaşadığı tam olarak budur. Eski yazılarımdan birinde bizim evi yakarsanız yanan yalnızca biz olmayız, yangın tüm apartmana yayılır demiştim. Evet, hepimizi yaktılar..
Devleti partileriyle eşitlediler. Kendilerinden olan insanları devlet yanlısı olmayanları vatan haini olarak işaretlediler ve şimdi insanlar devlet denince AKP iktidarı olarak anlıyor ve bir aidiyet duygusu hissetmiyor. Örneğin, bir savaş çıksa bunu ülkesinin savaşı değil, AKP’nin savaşı olarak görecek insanlar var. Çünkü içeride veya dışarıda tüm ilişkiler devlet üzerinden değil, kişiler üzerinden kuruluyor. Haliyle bir savaş olursa bu AKP’li birilerinin savaşıymış gibi düşünüyor.
Yönetmek için parçaladıkları kitleleri yönettiler evet ama aynı zamanda halkın birlik ve birliktelik duygularını da parçaladılar.
İnsanlar kendilerini ülkelerine o kadar ait hissetmiyor ki, parkta oturup çöpünü bırakıp gidiyor. Sanki bu ülke böyle bir yer der gibi. Denizde tatilcilerle birlikte çöpler de yüzüyor, sanki bu ülke böyle bir yer der gibi.
İktidarın kadınları aşağılayan ve hedef gösteren dili, ülkemizdeki hödük erkeklere büyük bir kapı açıyor ve hayatındaki kadını nefret objesi olarak görüyor. Onu dövmek, hapsetmek, yok etmek hakkını kendinde görüyor.
İktidar vatandaşa değer vermedikçe, patron da işçisine değer vermiyor. Devlet ev sahibinin arazisine çöktükçe, evlat da ana-babasının malına çökmek istiyor. İktidar vatandaşı vergilerle sömürdükçe, esnaf da vatandaşı zamlarla sömürmeyi tercih ediyor. İktidar bir araba sana, bir araba bana mantığıyla vergiler getirdikçe, satılan her mal da sahibi tarafından, bir tişört sana, bir tişört bana, bir döner sana, bir döner bana şeklinde fiyatlandırılıyor.
Yani, iktidarın bize bakışı, herkese sirayet ediyor. Kendimize iktidarın gözüyle baktığımızda, onlar kaybederken, biz de kaybediyoruz..
Siyasi bir olay yaşandığında, mahkemeler bir karar verdiğinde olayın yahut kararın gerçekliğini konuşmuyoruz. AKP aklı ve literatüründe bu ne anlama geliyor diye düşünüyoruz çünkü evrensel gerçekliklerle bağdaşmıyor yaşadıklarımız. Yaşanan zulme karşılık üretirken de çoğu zaman gerçek tepkilerimizi gösteremiyoruz. Yine AKP aklı ve literatüründe anlamlı karşılığı olacak alternatifler üzerinde çalışıyoruz. Yani AKP aklı ve karakteri hepimizi deforme etti. Aklımızı, kalbimizi, ruhumuzu esir aldı. O esaret altında hareket ediyoruz. Hepimiz aslında AKP zindanlarında çürüyoruz.
Okumayı, izlemeyi, entelektüel düşünmeyi bıraktı çoğumuz, birer taraftara dönüştü. Eski bizi özlüyoruz, özgür günlerdeki bizleri..
Yeniden o eski günlere dönmek için düşünürken, okurken, yazarken, AKP esaretinden çıkmak gerekiyor. Eski bizi hatırlamak için AKP bombardımanından sığınaklara saklanmak ve orada hayatta kalmak gerek belki..
O zaman toksik düşünce ve dilden arınıp, eski ben olarak daha sağlıklı bir zihin ve ruhla mücadeleye kaldığımız yerden devam edebiliriz.. Ve onlar kaybederken, biz de kaybetmeyelim diye kendimizi güzel yarınlara saklayabiliriz.
Not: Sizlere reklamsız bir yazı okuma deneyimi sunuyorum. Ancak bu sitenin giderleri var ve tek başıma karşılıyorum. Beni desteklemek isterseniz, lütfen Patreon hesabımdan 3 dolarlık bir abonelik oluşturun.
Patreon hesabım: https://www.patreon.com/c/nurbetularas



