Yapılan anketlere göre CHP gençler arasında açık ara önde, emeklilerde açık ara önde, 40 yaş üzeri kişilerde öndeymiş ama ev kadınlarına bir türlü ulaşamıyorlarmış.
!!
Nasıl olur?
Bunu nasıl başardınız?
Anlatayım,
Öncelikle Atatürk’ün partisi olmanıza rağmen, kadınların partisi olmayarak başardınız. 102 yaşında bir parti CHP ama bu 102 yıl boyunca tek bir kadın genel başkan yok!! Atatürk’ün başlattığı kadınların sosyal hayata katılımını sağlayan devrimlerin devamı getirilmemiş. CHP’yi birçok konuda eleştiririm ama en büyük eleştirim, 102 yıllık bir partide halen Kadın Kolları, Gençlik Kolları diye iki organın bulunmasıdır. Çünkü bu organların varlığı şunu ilan etmektedir; Siyaset yaşlı erkek işidir. Gençler ve kadınlar, ancak erkeklerin yanında, erkekleri desteklemek üzere var olabilirler. Diyeceksiniz ki, tüm partilerde var. Diğer partilerin ne kadar gerici oldukları umurumda değil, söz konusu CHP ve Atatürk’ün partisinden bahsediyoruz. Hiçbir gerici uygulama kabul edilemez.
Hâlbuki 2026 dünyasında bu fikir ve uygulamalar son derece çağ dışıdır ve Atatürk’ün partisi için utanç vericidir. Siyaset, erkekler geleceğimize karar verirken; kadınlar ve gençlerin kumda oynayacağı, oyalanacağı bir iş değildir, kadınlar ve gençler siyasetin itici gücü, karar vericileri olmalıdır. Bu yüzden Cumhuriyet Halk Partisine çağrım; Derhal Kadın Kolları ve Gençlik Kolları uygulamalarına son verin. Siyasette erkek, kadın, genç, yaşlı, eşit temsil oranına sahip olmalıdır. Kadın Kolları kurup bir de kadınları siyasette var edebilmek için pozitif ayrımcılıkla kadın kotası koymak utanç vericidir. Pozitif ayrımcılık dahi bir ayrımcılıktır ve kadını aşağı çeker. Siz bize kol kanat germeyin, önümüzde engel olmayın, yeter!!
CHP’nin önce bu utanç verici uygulamaya son vermesi, ardından kadınların daha görünür olması için bir kadın hareketine girişmesi lazım. Örneğin, artan kadın cinayetlerini, kadın ve çocuk haklarının geriye çekilmek istenmesini protesto eden mitingler ve programlar düzenleyin. Kadın varlığını yok etmeye çalışan karanlığa inat kadın varlığını kutlayan şenlikler düzenleyin. Kadınlar, kız çocuklarını alıp gelsinler bu etkinliklere. Tüm Türkiye’de kadın hareketini büyütün bu mitinglerle.
AKP’li kadınların neden elinin size gitmediğine gelince, biliyorsunuz, muhafazakâr camiada kadınlar zaten ikinci hatta bazen üçüncü sınıf vatandaştır. Ancak muhafazakâr erkekler kendilerine sunulan müthiş imtiyaz karşısında kadınlar bir gün uyanmasın ve isyan etmeyi falan akıllarına getirmesin diye kadınları hayatın gerisinde bırakma sebeplerini onları tehlikelerden ve kötü insanlardan korumak için yaptıklarını söylerler. Şu inceliğe bakar mısınız..
Erdoğan kadınların cemaatlerdeki organizasyon yeteneğini çok iyi biliyordu. Evlere, çocuklara, eşlere ulaşmanın en kestirme yolu kadınları siyasete, sosyal hayata, iş hayatına, gelir paylaşımına davet etmekti. Tıpkı babanın cezalandırdığı, abinin ise araya girip kardeşini baskıdan kurtardığı evler gibi, kocalarla, babalarla kadınların arasına girdi. Onun icazetiyle, izniyle kadınlar evlerinden ve sıkışmışlıklarından kurtuldular. Kurtulur kurtulmaz da çalışmaya, sosyal hayata karışmaya, mecbur edildikleri hayatlarını sorgulamaya başladılar ve bunun için Erdoğan’ı bir kurtarıcı gibi gördüler. Erdoğan, seküler kadınların kahramanı nasıl Atatürk’se, kendisi de muhafazakâr kadınların kahramanı olmayı başarmıştı. Ancak zamanla muhafazakâr erkekler, Erdoğan ve partisi de dâhil olmak üzere, bunun bir hata olduğunu fark etmeye başladılar. Çünkü kadınlar medeniyete alıştıkça onların bulunmalarını arzuladıkları çizgiyi hiç tereddüt etmeden aşıyorlar, geri dönüşü olmayan bir yola giriyorlardı. Şimdi pişmanlar ve kadınları yeniden dinin onları uygun gördüğü aralığa hapsetmek istiyorlar. Ancak bunu başaramazlar. Kadınlar, elde ettikleri imtiyazlar hatırına Erdoğan ve partisini terk edemiyor tıpkı seküler kadınların Atatürk ve partisini bir türlü terk edemedikleri gibi. Çünkü özellikle başörtülü kadınlar, CHP’nin gelip onları sosyal hayattan, iş hayatından, okullardan kovmasından korkuyorlar.
İşte bu yüzden CHP, muhafazakârların tam tersi istikamette bir hareket başlatmalı ama hangi yüzle? Değişimi önce kendilerinden başlatmalı. Kadın ve gençlik kollarını kaldırmalı, onlara üyelik çağrısında bulunmalı. Kadınlar ve gençler CHP’nin taşıyıcı kolonları olmalı. Teşkilatlardaki yeni üyelere karşı geliştirilen direncin kırılması için bu çağrıyı bir vesile kıldınız mı, tamamdır bu iş.
Kadının az olduğu yerde medeniyet yoktur, akıl yoktur, merhamet yoktur, ego vardır, hırs vardır, kavga vardır. Kadınların çok olduğu yerde gün vardır, güneş vardır, yaratmak vardır, neşe vardır. Türkiye’deki karanlığın en önemli sebebi erkek egemen kavga ve nefret dolu eril dil, düşünce ve eylemler değil mi? Bunu kadın hareketiyle bertaraf etmeyi nasıl akıl edemezsiniz? Atatürk’ün softalara, yobazlara, gericilere karşı en büyük silahı kadınları sosyal hayata çekmekti. Medeniyet en hızlı kadının özgürlüğü ile gelecekti çünkü bu topraklara. Kadın ve adalet düşmanı bu hırs küpü iktidarı yense yense kadınlar yenebilir. Babaya, kocaya, otoriteye isyan eden kadınlar.
Yerini ve haddini bilmeyen kadınlar,
Gücünün farkında olan kadınlar yener karanlığı.
Sizler de bize destek olursunuz o arada ne dersiniz? Hatta erkek kolları kuralım da biz işimizi yaparken siz orada oyalanır, ayakaltından çekilirsiniz ne dersiniz?
Merak etmeyin, hayal kurarım, hem de çok hayal kurarım ama hayalperest değilim. Son cümlelerin hiçbir zaman olmayacağını biliyorum. Çünkü erkekler müdahale etmeye, sabırsızlığa, hoyratlığa, saygısızlığa teşnedirler. Bu yüzden dünyamızı el birliğiyle mahvettiler. Çok dönemeç kaçırdınız da, kadınların ve gençlerin isyanını, hayatın tam ortasına yerleşme dönemini kaçırmayın. Kenara çekilin, alan açın. Köhne ve işe yaramaz düşünceleri bir tarafa bırakın. Yenilik enerjisinin yolunu açın. Kadınlar ve gençlerin çağlayan ırmağıyla birlikte sizin de yolunuz açılsın.
Not: Sizlere reklamsız bir yazı okuma deneyimi sunuyorum. Beni desteklemek isterseniz,
Patreon hesabım: https://www.patreon.com/c/nurbetularas



