Kararsızlar neyin kararsızlığında?

Bu ülkede her gün onlarca şey değişiyor ama uzunca bir süredir bir şey değişmiyor, anketlerdeki kararsız seçmen oranı. Kararsız seçmen kararlı bir şekilde tam ortada duruyor ve bir mesaj veriyor:

Beni alan, Türkiye’yi alır!!

İktidar karar verebilmelerini sağlayabilmek adına hukuk ihlallerini sıradanlaştırıyor, kararsızlarda tık yok. Ekonomi bilimini ters-yüz ediyor, ters ederken de düz ederken de halk fakirleşiyor, birileri gözlerinin önünde daha da zengin oluyor, kararsızlarda tık yok. Markette, pazarda, kasapta etiketler her gün değiştiriliyor, kararsızlarda tık yok. Çeteler mobil cinayet ekipleriyle sokak ortasında insan avlıyor, kararsızlarda tık yok. 60 kişi toplanıp “Şeriat isterük” diye yürüyor, kararsızlarda tık yok. Köprüler satılıyor yok, satılan madenler yüzünden Türkiye köstebek tarlasına dönmüş, tık yok tık.

Onlar kararsız kaldıkça iktidar sinirleniyor, el arttırıyor.

Muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayı tutuklanıyor, kararsızlarda minik bir kıpırdama olur gibi oluyor ama ıı ııhh, tam emin olamıyorlar. Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun diploması iptal ediliyor, tık yok. Onlarca muhalif belediye başkanı tutuklanıyor, tık yok. Onlarca muhalifimsi vekil-belediye başkanı saf değiştiriyor, kararsızlar bana mısın demiyor. Ya hu bu AKP sizin karar vermeniz için daha ne yapsın?

Kahvenize altın tozu mu döksün?

Altın aldı başını gitti, oraları karıştırmayın şimdi..

Ana muhalefet partisi muhalefetini sertleştiriyor, kararsızlarda tık yok. Üzerlerine boca edilen davaları boşa düşürüyorlar, kararsızlarda tık yok. İstanbul’da ve Türkiye’nin birçok şehrinde düzenledikleri eylemlere milyonlarca insan katılıyor, kararsızlarda tık yok!!

“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz” diyorlar, beni saymayın benim işim var diyor?!!?

Peki, neredeyse on yıldır iyiyle kötünün arasında kıran kırana süren savaşın seyircisi olan kararsızlar, neyin kararsızlığında? Sanki kötüyle daha kötü arasında bir seçim yapmaları isteniyormuş gibi tereddüt etmelerinin sebebi nedir?

Kararsızların büyük çoğunluğunun yüzer-gezer AKP ve MHP seçmeni olduğunu belirtirsek, neyin kararsızlığında olduklarını tespit etmek konusunda işimiz kolaylaşır. Öyleyse buyurun, analiz şelalesi:

Bir defa kararsızlar asla AKP’nin kemik seçmen kitlesini içermez. Bu yüzden CHP yönetimi kararsızlara yönelik söylem üretirken kemik AKP kitlesini temel almamalı. Hedef kitle olarak merkez sağ seçmeni belirlemeli. Hani şu, eski ANAP, DYP, DP seçmeni var ya, ilkesiz, çıkarcı, vurdumduymaz, “Onu bunu boş ver yeğen, bize kaç gayme düşer bu işten?” diyen seçmen kitlesi. Bu seçmen kitlesini nasıl elde edeceğinizi anlamak için araştırma şirketlerine raporlar hazırlatıp, anket şirketlerine sağlamasını yaptırmanıza gerek yok, çoğumuz yakından tanıyoruz onları.

Onlar, kaldırıma araba park edenler. İmar affı geldiği an kuyruğa girenler. Tolu taşımada yüksek sesle video izleyenler. Kriz anında stokçuluk yapanlar. Her partinin mitingini kenardan izleyenler. Madenler talan edilirken “Amaan, turşusunu mu kuracağız? Herhal çıkarıp satacağız.” diyenler. Şehir hastanesi açılınca eli arkasında “Pek de güzel olmuş.” diye gezen, mikrofon bulunca “Randevu bulamıyoruz” diye şikâyet edenlerdir. Onlar, bu ülkenin tüm imkânlarından yararlanan ama bu ülke için kılını kıpırdatmayanlardır.

Kararsızlar şimdi şunun kararsızlığında,

CHP iktidar olur da nizam-intizam gelirse, dükkâna yaptığı ekleme yıkılır. Ama AKP kalırsa, dükkân kalmayabilir.

CHP iktidar olur da ekonomi düzelirse, al-satla para kazanamaz, her kuruş kaçağın göçeğin peşine düşerler. Ama AKP kalırsa al-sat yapacak piyasa kalmayabilir, kaçak-göçek işlerden para kazanamayabilir.

CHP iktidar olursa, Avrupa’nın kapıları açılabilir ama Arapları kazıklama şansı kaçabilir. AKP kalırsa, her yer Arapların olabilir, bize misafir olmak düşebilir.

CHP iktidar olursa, hak-hukuk-adalet gelir, yedikleri onca hakkın hesabı sorulabilir. AKP kalırsa, bir gün onun çocuğu da çetelere karışabilir yahut çeteler tarafından vurulabilir.

CHP iktidar olursa, eğitim sistemi yeniden düzelebilir, ama onların eşekler mezun olamayabilir. AKP kalırsa, onların eşekler mezun olsa da, olmasa da işsiz kalabilir. Artık torpil de işe yaramıyor, kuyruk almış başını gitmiş.

İşte kararsızlar bunların kararsızlığında.

Hak, hukuk, adalet herkesi memnun etmiyor bu ülkede. Birileri ayrıcalıklı olmak istiyor hep. Kanun-nizam-kural olsun, düzen olsun istemiyor herkes, idare edilmek, görmezden gelinmek, kayırılmak istiyor. Adilce sınavla atanmak istemiyor herkes, bir telefonla işini halledebilmek istiyor. CHP ise meydanlarda bunlara asla izin vermeyeceğini haykırıyor.

Başta Özgür Özel olmak üzere CHP’liler ise bir süredir AK-MHP seçmenine sesleniyorlar nafile bir şekilde. Bu kararsızları etkileyebilmek adına yanlış bir strateji. Bu, CHP hâlâ benim kim olduğumu çözemedi, hâlâ ondan ne beklediğimi anlayamıyor, beni hiç tanımamış demesine sebep olur. Sakın ha kararsızlara seslenmek için “Ey kararsız seçmen kardeşim diye lafa girmeyin, imkânlardan bahsedin, mümkünlerden bahsedin.”

Ve umarım CHP yönetimi seçim meydanlarında seslendiği üzere gerçekten AK-MHP seçmenini gözüne kestirmemiştir. Sanki kararsızlara bir karar verdirebilmiş gibi yüksek bir özgüvenle “Neden oy vermesinler ya hu?” diye sormayın.. Eğer bana inanmıyorsanız, size bir formül vereyim; Kemik AKP kitlesinin bir gün CHP’ye oy verip vermeyeceğini merak ettiğinizde kendinize şu soruyu sorun:

Erdoğan CHP’ye oy verir mi?

Aynen, ben de öyle düşünüyorum. Elini keser, ama CHP’ye oy vermez. Bu yüzden Özgür Özel’in mitinglerde AKP’li seçmene seslenmesi son derece manasız. Bu söylem, kendi kitlesini de irrite ediyor. Kararsızların cazibe merkezi olma konusunda da önüne bir set daha çekiyor.

Kemik AKP kitlesi, güdülenmiş, şartlanmış, kimseye güveni olmayan, her şeyden şüphe eden, bildiğinden şaşmayan, inatçı bir canlı türüdür. Travmaları onu çözülmez, karmaşık bir yapı haline getirmiştir. Onu çözmeye kalkan, onunla birlikte onun ipine dolanır.

Bakınız, Kemal Kılıçdaroğlu; 2023 seçimleri döneminde onu da defalarca uyarmıştım, kemik AKP kitlesini hesap etmeyin, onlar size asla oy vermez demiştim. AKP’li değilim ki dinlesin. Gitti eski AKP’lilerin aklına uyup onlarla uzlaştı, vekil dağıtarak bir hami rolüne büründü ve aynı anda CHP’li seçmeni de, AKP’li seçmeni de kendisinden nefret ettirmeyi başardı ve seçimden önce uyardığım hakikati ayniyle yaşadı. Doğu cephesinde yeni bir şey yok, kemik AKP kitlesinden CHP’ye asla oy çıkmaz.

Amaan, dert etmeyin anacığım, herkesin de oyunu almayıverin.


Not: Sizlere reklamsız bir yazı okuma deneyimi sunuyorum. Beni desteklemek isterseniz,

Patreon hesabım: https://www.patreon.com/c/nurbetularas